Unicornlar hangi alanlarda yoğunlaşıyor?

February 5, 2019

Unicornlar hazır Türkiye'de de gündeme gelmeye başlamışken, hangi alanlardan çıktılarına bir bakalım. Önce hatırlatmakta fayda var. Bir ülkenin girişimcilik ve/veya inovasyon ekosistemi başarılıysa oradan mutlaka unicorn çıkar diye düşünmek pek doğru değil. Bu, göstergelerden yalnızca bir tanesi olduğu gibi, bir startup'ın 1 milyar dolarlık değere ulaşmasına tek başına içinde bulunduğu ekosistem değil, alanı ve profili ile ilgili faktörler de etki ediyor. Türkiye'de kavramların içini boşaltmak ve öyle parlatmak konusunda pek bir başarılı olduğumuz için üzerine düşünmekte ve dikkat etmekte fayda var. Şimdi konumuza gelirsek, bugün itibariyle dünyada toplam 311 unicorn var. Her ne kadar değerleme yöntemleri ile ilgili tartışmalar devam ediyor olsa da, bu 311 unicorn'un değerleri birbirinden oldukça farklılaşıyor. 70 milyar dolar değere sahip olan da var, 1 milyar dolar civarında seyretmeye devam eden de. Unicornların önemli bir bölümünü 2018'de gördük. Toplamın neredeyse üçte biri 2018'de unicorn ligine çıktı. Bununla birlikte toplam sayının yarısının hala ABD'den çıktığını söylemek mümkün. Unicorn sayısını son 1-2 yılda en hızlı artıran ise, Çin oldu ve ABD'yi yakından izliyor. 

 

Aşağıdaki şekil bize unicornların alanlara göre dağılımını gösteriyor. Unicornların en fazla görüldüğü alan E-ticaret. Ölçeklenebilirlik, startupların hızlı büyümesinde ve yüksek değerlere ulaşmasında en temel etkenlerin başında geliyor. Böyle bakınca E-ticaret'in ilk sırada yer almasına şaşırmamak gerekiyor. E-ticaret unicornlarının son 5 yıla yayıldığını söylemek mümkün. Bunlar söz konusu olduğunda, Çin'in ABD'nin önüne geçtiğini görüyoruz. Bu alanda Çin ve ABD dışında farklı ülkelerin de öne çıktığı bir ülke dağılımı var. Endonezya, Almanya, Güney Kore bunlar arasında yer alıyor. 

Unicornları en fazla gördüğümüz ikinci alan ise, yazılım. Yazılım startupları, süre olarak da bakınca, unicorn ligine en hızlı çıkanlar arasında yer alıyor. Son 8 yıla bakarsak yazılımda unicornların neredeyse yüzde 70'i ABD'den çıkmış. 2010'ların başında görmeye başladığımız bu durumun, hala benzer bir eğilimle devam ettiğini söylemek mümkün. Bu alanda da sayı olarak ABD'yi Çin izlese de, rakamlar arasında büyük bir fark var. Çin'in yanı sıra, İngiltere, Güney Afrika gibi farklı ülkelerden çıkan yazılım unicornlarını listede görmek mümkün. 

 

Finansal teknolojiler, unicornların yoğunlaştığı üçüncü alan. Finansal teknoloji startupları, regülasyonların en yoğun olduğu sektörlerden biri olan bankacılık sektörünü hızla dönüştürmeye devam ediyor. 21. yüzyılda, regülasyonları, kamu politikalarının rolünü ve teknolojilerin yayılma durumunu yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Kamu politikalarının ve regülasyonların rolü eskiden bilindiği gibi değil artık. Yeni teknolojilerle birlikte dengeler değişti. Teknoloji transferini ve difüzyonunu eskiye benzer kurallar seti belirleyemiyor. Finansal teknolojilerdeki unicornlar özellikle son birkaç yılda görünüyor. Burada da en fazla ABD'den çıkan unicornları görüyoruz. ABD'yi, bu kez İngiltere izliyor. 

 

Unicornların yoğunlaştığı alanlarda ilk beşe girenlerden biri de sağlık.  Sağlık sektörünün altında birbirinden çok farklı profilde ve teknolojide startup var. Biyoteknoloji, ilaç, tıbbi cihaz, dijital sağlık gibi hem süreçleri hem de teknolojileri birbirinden çok farklı unicornları görüyoruz. Ölçeklenebilirlik söz konusu olduğunda en zor alanlardan biri sağlık olmasına rağmen, ilk beşte yer buluyor. Sağlık sektöründe startupların global bir partner olmadan pazara girmesi ve payını artırması son derece zor. Bunun yanı sıra, yine regülasyonların en yoğun ve startuplar için de en zorlu olduğu alanların başında geliyor. Sağlıkta unicornların yarısı 2017 ve 2018'de görülüyor. Her ne kadar ilk biyoteknoloji unicornu 2014'te Çin'den çıksa da, bu alanda ABD'nin üstünlüğü göze çarpıyor. Sağlık unicornlarının yüzde 60'ı ABD'den çıkıyor. Onu Çin, Almanya ve İngiltere izliyor. 

 

Unicornların en yoğun görüldüğü beşinci alan ise, ulaştırma ve lojistik. Uber'le öne çıkmaya başlayan bu alandaki unicornların neredeyse yarısının 2018'de listeye girdiğini görüyoruz. Yine ABD ve Çin ilk iki sırada yer alsa da, ulaştırma sektöründe Kolombiya'dan Estonya'ya kadar farklı birçok ülkeden unicorn'un olduğunu ve farklı ülkelerin yer aldığı dengeli bir liste gördüğümüzü söyleyebiliriz. 

 

Sektörün özelliği, teknolojinin niteliği, pazarın yapısı, ölçeklenebilirlik gibi birçok faktör, unicorn ligine çıkmayı etkiliyor. Aynı zamanda ülkelerin pazarının büyüklüğü, ilgili sektörlerde o ülkeden bölgeye ve dünyaya açılma olasılığı gibi ekosistemin özellikleri de hangi ülkeden hangi sektörden unicorn çıkar diye düşünürken değerlendirilmesi gereken faktörler arasında yer alıyor.  Türkiye'yi unicorn listelerinde görmenin yanı sıra, kavramın içini boşaltmadan, özünü ve bu hedefle nereye gitmek, nasıl dönüşmek istediğimizi anlayarak ilerlememizi diliyorum: "Olmamasına razıyım, oluyormuş gibi olmasın yeter" (Franz Kafka). 

 

Bu köşe yazısı 05.02.2019 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yayımlandı.

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

Bizi Takip Edin
  • ReDis Innovation

© redisinnovation.com